
Bir insan kalabalığın içinde nasıl yalnız olabilir?Bu sorunun birden falza cevabı olabilir.”Kalabalık yalnızlık” kavramı yılın kavramı/kelimesi seçilmiş.Sizce bunun sebebi ne olabilir?Sosyal medyanın ve dijital dünyanın iletişim çeşidi olarak benimsendiği bu çağda bu iki zıt kavram nasıl olurda birbirine bu kadar yakın olur?Gelin bu sorulara yanıt vermeye çalışalım.

Gelişen teknoloji ile bereaber mesafeler ortadan kalktı ve insanlar bir tuş veya dokunuş sayesinde dünyanın öbür ucundaki insanlar ile iletişim kurabilir hale geldi.Elbette her şey gibi bu da iyi ve kötü sonuçlar doğurdu.
Her yerde karşımıza çıktığı gibi burda da nitelik ve nicelik tartışması ortaya çıkıyor.Dünyanın dört bir yanından milyarlarca insana ulaşabilme imkanı iyi olsa da bu durum ilişkilerde ki derinliği de sorgulamamız gerektiğini hatırlatıyor.
Popüler kültürün, dijitalleşmenin ve kentleşmenin getirdiği monotonluk ve ve yaşam tarzları samimiyetten çok göstermelik bir hayatmış gibi sunuluyor.Hayatın yoğun temposunda insanlar, samimi ilişkiler kurmak yerine çıkar ilişkilerine dayalı bir bağ kurmayı tercih ediyor.Bu insanlar arasındaki bağların ve ilişkilerin yüzeysel olmasına yol açıyor.

Çıkar ilişkilerine dayalı temel oluşturan bu insanlar karşındaki insanın duygularına ve düşüncelerine değer vermiyor.İlişkilerde kalitenin,samimiyetin ve güvenin yüzeyselleşmesi, insanların milyarlarca insan arasında kendini yalnız hissetmesine yol açıyor.Nitelik-nicelik arasındaki bu çatışma,yani bu kadar çok insan olmasına rağmen sosyal ilişkilerde güvenin,kalitenin ve samimiyetin azalması, “Kalabalık Yalnızlık” kavramının neden yılın kelimesi seçildiğine ışık tutuyor.
Siz sosyal ilişkilerde nasıl bir yol izliyorsunuz?Kaliteye ve samimiyete mi yoksa sayıya mı daha çok değer veriyorsunuz?Yorumlarda buluşalım!

Leave a comment