Evren ikiye bölündü:Bir kapının ardındaki sır

by

in

Çok zor zamanlar geçiriyordu…Kalbinin ağırlık hissetmediği bir gün bile yoktu.Potansiyelini biliyordu belki ama artık hayat tüm gerçekliği ile gözlerinin önüne serilmişti.Seçim yapmalıydı.

Monotonluk ve sıkı çalışma temposu canına tak etmişti.Bıkmıştı hayattan.Çok sık duygu değişimleri yaşıyordu.Kendini başkaları ile karşılaştırıyordu sürekli.

Bir gün,kalbinin ağırlık hissettiği sıradan bir gün,odaklandığı bir yere bakarken bir cisim belirdi gözünün önünde.Bu cisim evrenden bir gezegendi.Uzaydaydı.Kalbindeki ağırlık bu cismin ağırlığı idi.O yüzden görmüştü.Kalbindeki ağırlık sebebiyet vermişti görmesine.

Bu cisim olduğu yerde herseferinde kendisinin yarısı kadar mesafe alıyor ;hiçbir zaman dengeyi bozmuyordu.

Şaşırmıştı, bu onun alışık olmadığı bir durumdu.

Bu neyi simgeliyor olabilirdi sorusunu sormuştu kendisine.

Bi kaç saniye geçtikten sonra bu cisim tam yarısı yani yarıçapı kadar mesafe aldığı an evreni ikiye böldü.Şok olmuştu.

Aklında kök salan 10 larca soru ile baş başa kaldı.Çok düşünmüş ,araştırmışdı. Soruları cevapsız bırakmayı sevmiyordu.

Rahman kendisine “gece ile gündüzün birbiri ardına gelmesinde hikmetler vardır” demişti.Bu söz onu cismin bir gezegen olduğunu düşündürdü.

Sonrasında bu gördüklerinin bir denge yi,her şeyin bir zamanı olduğunu ve dengenin bozulduğu zaman çok kötü sonuçları olabileceğini temsil ettiğini anladı.

Kalbindeki ağırlığın mükafatı buydu.Onca yükünün olmasına rağmen rabbi yükünü en çok ihtiyacı olan şey ile hafifletmişti:Denge.

Kalbindeki ağırlık gitmişti.Galiba o farkında olmadan kalbine maddi bir şey girmişti.Ama kalp maddiyatı kabul etmezdi.Ancak maneviyatı ve duyguları tanırdı…


Comments

Leave a comment